T.C.
YARGITAY
19. HUKUK DAİRESİ
E. 2011/1314
K. 2011/2762
T. 2.3.2011
• BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ ( İflasın Ertlenmesi Davası - Şirketin Aktifinde Yer Alan Tüm Varlıkların Rayiç Değerlerinin Mahkeme Tarafından Atanan Yeminli Bilirkişiler Aracılığıyla Tespiti Gerekli Olup Bilirkişilerce Tespit Edilecek Gerçek Veriler Dikkate Alınarak Şirketlerin Borca Batıklık Bilançosunun Yeniden Düzenlenmesi Gerektiği )
• RAYİÇ DEĞERLER ( İflasın Ertlenmesi Davası - Şirketin Aktifinde Yer Alan Tüm Varlıkların Rayiç Değerlerinin Mahkeme Tarafından Atanan Yeminli Bilirkişiler Aracılığıyla Tespiti Gerektiği/Şirketlerin Borca Batıklık Bilançosunun Yeniden Düzenlenmesi Gerektiği )
• SERMAYE ŞİRKETİNİN VEYA KOOPERATİFİN BORCA BATIK OLMASI ( Halinde Bu İstemin İlanına İlişkin Bir Düzenleme Yapılmadığı - İyileştirme Projesinin Yeterli Bulunup Bulunmadığını Alacaklılara Kanıtlama Olanağı Vermek Amacıyla İflasın Ertelenmesi Talebinin İ.İ.K.nun m. 166.II Hükmündeki Usulle İlan Edilmesi Gerektiği )
• İFLASIN ERTELENMESİ TALEBİNİN İLANI ( İyileştirme Projesinin Yeterli Bulunup Bulunmadığını Alacaklılara Kanıtlama Olanağı Vermek Amacıyla İflasın Ertelenmesi Talebinin İ.İ.K.nun m. 166.II Hükmündeki Usulle İlan Edilmesi Gerektiği )
2004/m.166/II,179
6762/m.324
ÖZET : Şirketin aktifinde yer alan tüm varlıkların rayiç değerlerinin ( piyasa satış kıymetlerinin ) mahkeme tarafından atanan yeminli bilirkişiler aracılığıyla tespiti gerekli olup, bilirkişilerce tespit edilecek gerçek veriler dikkate alınarak şirketlerin borca batıklık bilançosunun yeniden düzenlenmesi gerekir. O halde mahkemece, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp, öncelikle rayiç değerlere göre borca batıklık saptandıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekir.Sermaye şirketinin veya kooperatifin borca batık olması halinde iflasını veya iflasın ertelenmesini düzenleyen İcra ve İflas Kanununun ( İ.İ.K.) m. 179 ve Türk Ticaret Kanununun 324. maddesinde bu istemin ilanına ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. İflasın ertelenmesi kurumu, erteleme talebinde bulunan şirketin menfaati göz önüne alınarak düzenlenmişse de alacaklıların menfaatleri de korunmalıdır. Şirket borçlarının muvazaalı olarak aktiften fazla olması sonucunu doğuracak kötü niyetli davranışların önüne geçmek ve sermaye şirketinin borca batık olup olmadığını, iyileştirme projesinin yeterli bulunup bulunmadığını alacaklılara kanıtlama olanağı vermek amacıyla iflasın ertelenmesi talebinin İ.İ.K.nun m. 166.II hükmündeki usulle ilan edilmesi, ilan üzerine borca batıklık durumu ve iyileştirme projesine itiraz eden alacaklıların sunduğu deliller de değerlendirilip erteleme koşullarının olup olmadığı araştırılarak bir karar verilmelidir.
DAVA : Davacı vekili tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükümün süresi içinde davacı şirket yetkilisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : İflasın ertelenmesini talep eden şirket yetkilisi, inşaat alanında faaliyette bulunan şirketin yatırımlarını kredi yoluyla yapması ve global krizin etkisiyle borca batık hale geldiğini, sunulan iyileştirme projesinde öngörülen tedbirlerin uygulanmasıyla borca batıklıktan kurtulmasının mümkün olduğunu belirterek, şirketin iflasının bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, yargılama sırasında iflasın ertelenmesi isteminden vazgeçilmiş ise de, davanın niteliği gereği yargılamaya devam edildiği, şirketin borca batık olduğu, sunulan iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olmadığı, genel yönetim giderlerinin geçen yıllara göre 24 kat artmasının nedeninin açıklanamadığı, iflas erteleme talebinin samimi olmadığı belirtilerek, iflas erteleme talebinin reddine, şirketin iflasına karar verilmiş, hüküm iflas erteleme talebinde bulunan şirket yetkilisi tarafından temyiz edilmiştir.
1-)İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin mali durumunun ıslahının mümkün olması halinde o şirketin iflasının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile mali durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu ( borca batıklık bilançosu ) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin mali durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporlarında, maddi duran varlıkların teknik bilirkişiler tarafından rayiç değerinin belirlenmesi gerektiği, sunulan bilanço ve tablolara göre şirketin borca batık olduğu ve borca batıklıktan kurtulduğunu gösteren bir delil bulunmadığı belirtilmiş, mahkemece bu rapor hükme esas alınarak şirketin iflasına karar verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere, şirketin aktifinde yer alan tüm varlıkların rayiç değerlerinin ( piyasa satış kıymetlerinin ) mahkeme tarafından atanan yeminli bilirkişiler aracılığıyla tespiti gerekli olup, bilirkişilerce tespit edilecek gerçek veriler dikkate alınarak şirketlerin borca batıklık bilançosunun yeniden düzenlenmesi gerekir. O halde mahkemece, yukarda yapılan açıklamalar gözetilerek, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp, öncelikle rayiç değerlere göre borca batıklık saptandıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2-)Sermaye şirketinin veya kooperatifin borca batık olması halinde iflasını veya iflasın ertelenmesini düzenleyen İcra ve İflas Kanununun ( İ.İ.K.) m. 179 ve Türk Ticaret Kanununun 324. maddesinde bu istemin ilanına ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. İflasın ertelenmesi kurumu, erteleme talebinde bulunan şirketin menfaati göz önüne alınarak düzenlenmişse de alacaklıların menfaatleri de korunmalıdır. Bu sebeple şirket borçlarının muvazaalı olarak aktiften fazla olması sonucunu doğuracak kötü niyetli davranışların önüne geçmek ve sermaye şirketinin borca batık olup olmadığını, iyileştirme projesinin yeterli bulunup bulunmadığını alacaklılara kanıtlama olanağı vermek amacıyla iflasın ertelenmesi talebinin İ.İ.K.nun m. 166.II hükmündeki usulle ilan edilmesi, ilan üzerine borca batıklık durumu ve iyileştirme projesine itiraz eden alacaklıların sunduğu deliller de değerlendirilip erteleme koşullarının olup olmadığı araştırılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle iflasın ertelenmesi talebinde bulunan şirket temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükümün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 2.3.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder