T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2007/6380
K. 2007/8725
T. 1.5.2007
• İFLAS ERTELEME KARARININ BOZULMASI ( Bozmaya Uyularak Şikayetçi Şirketin 1 Yıl Süre İle İflasın Ertelenmesine Hükmedilmiş ve Bu Hüküm Kesinleşmiş İse de İflas Erteleme Tarihi Aralığı İtibariyle Şikayet Konusu İşlere Bir Hukuki Etkisi Olmadığı )
• BOZMAYA UYMA ( İflas Erteleme Kararının Bozulması - Şikayetçi Şirketin 1 Yıl Süre İle İflasın Ertelenmesine Hükmedilmiş ve Bu Hüküm Kesinleşmiş İse de İflas Erteleme Tarihi Aralığı İtibariyle Şikayet Konusu İşlere Bir Hukuki Etkisi Olmadığı )
• BORÇLUNUN TAŞINMAZLARINA HACİZ KONULMASI İŞLEMİ ( Yasaya Uygun Olduğu - Bozmaya Uyularak Şikayetçi Şirketin 1 Yıl Süre İle İflasın Ertelenmesine Hükmedilmiş ve Bu Hüküm Kesinleşmiş İse de İflas Erteleme Tarihi Aralığı İtibariyle Şikayet Konusu İşlere Bir Hukuki Etkisi Olmadığı )
• HACİZLERİN FEKKİ ( Borçlu Vekilinin İflas Erteleme Kararı Olduğundan Bahisle Hacizlerin Fekki İsteminin Reddine İlişkin Şikayete Konu İcra Müdürlüğü Kararında Bir İsabetsizlik Görülmediği )
2004/m.179/b
ÖZET : İflas erteleme kararının bozulması sonrası bozmaya uyularak ... sayılı kararda şikayetçi şirketin 1 yıl süre ile iflasın ertelenmesine hükmedilmiş ve bu hüküm kesinleşmiş ise de iflas erteleme tarihi aralığı itibariyle şikayet konusu işlere bir hukuki etkisi yoktur. O halde Alacaklının talebi üzerine borçlunun taşınmazlarına haciz konulması işlemi Yasaya uygun olup, borçlu vekilinin iflas erteleme kararı olduğundan bahisle hacizlerin fekki isteminin reddine ilişkin şikayete konu icra müdürlüğü kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Borçlu şirket hakkında verilen iflas kararı, Kadıköy 4. Ticaret Mahkemesinin 19.10.2004 tarih, 2004/1374 E., 2004/969 K. sayılı kararı ile 19.10.2004 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile ertelenmiş olup, bu karar Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 7.4.2005 tarih, 2005/2033 E. ve 2005/3760 K. sayılı ilamı ile bozulmuştur. İncelenen bozma kararı içeriğine göre, bozmanın ( esasla ilgili ) olduğu anlaşılmış, az aşağıda yapılacak hukuki nitelendirmenin bozmanın bu özelliği de gözetilerek sonuçlandırılmasının gerekli olduğu düşünülmüştür. Ticaret Mahkemesince İİK.nun 179/b maddesi uyarınca verilen erteleme süresinin 1 yıl olduğu görülmektedir.
Esasen iflasın ertelenmesi Şirketler Hukuku'na özgü geçici bir koruma olduğuna göre bozmadan sonra bu yönde oluşturulan kararın hukuken bağlayıcılığı yoktur. Bundan Başka Hukuk Genel Kurulu'nun 19.6.1991 gün, 323-391 K.; 10.9.1991 gün, 281-415 K. ile 25.9.1991 gün, 955-440 K. sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere bozulan karar geçerliliğini ve yerine getirilme niteliğini yitirdiğinden bozmadan sonra erteleme kararının Yasada öngörülen sonuçlarını sürdürmesi olanağı ortadan kalkmış olduğundan, alacaklının icra takip işlemlerine devam etmesine artık bir engel bulunmamaktadır. Bu nedenle bozma ile ortadan kalkan 19.10.2004 tarihli iflas erteleme kararının 19.10.2005 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile uzatılmasına ilişkin Kadıköy 4. Ticaret Mahkemesinin 18.10.2005 tarihli kararının şikayete konu icra işlemlerine karşı bir hüküm ve sonucu yoktur. Ayrıca 19.10.2004 tarihli iflas erteleme kararının bozulması sonrası bozmaya uyularak 24.8.2006 tarih, 2005/756 E., 2006/513 K. sayılı kararda şikayetçi şirketin 24.8.2006 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile iflasın ertelenmesine hükmedilmiş ve bu hüküm 20.11.2006 tarihinde kesinleşmiş ise de iflas erteleme tarihi aralığı itibariyle şikayet konusu işlere bir hukuki etkisi yoktur. O halde alacaklının talebi üzerine borçlunun taşınmazlarına 27.7.2005 tarihinde haciz konulması işlemi Yasaya uygun olup, borçlu vekilinin 19.10.2004 tarihli iflas erteleme kararı olduğundan bahisle hacizlerin fekki isteminin reddine ilişkin şikayete konu 9.6.2006 tarihi icra müdürlüğü kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Mahkemece şikayetin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.nun 428. maddenin uyarınca ( BOZULMASINA ) , 01.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder