28 Ağustos 2013 Çarşamba

İŞLETME SERMAYESİ İHTİYACI

T.C.

YARGITAY

19. HUKUK DAİRESİ

E. 2010/1101

K. 2010/3335

T. 24.3.2010

• İFLASIN ERTLENMESİ İSTEMİ (Ortakların Şirketten Olan Alacaklarının Davacının İşletme Sermayesi İhtiyacını Karşılamaya Hangi Ölçüde Katkı Sağladığının Varlığı Gerekli Dış Kaynak İhtiyacını Giderip Gidermediğinin Ayrıntıları İle Analiz Edilmesinin Zorunlu Olduğu)

• İŞLETME SERMAYESİ İHTİYACI (İflasın Ertlenmesi İstemi - Ortakların Şirketten Olan Alacaklarının Davacının İşletme Sermayesi İhtiyacını Karşılamaya Hangi Ölçüde Katkı Sağladığının Varlığı Gerekli Dış Kaynak İhtiyacını Giderip Gidermediğinin Ayrıntıları İle Analiz Edilmesinin Zorunlu Olduğu)

• İYİLEŞTİRME PROJESİ (Öngörülen Somut Tedbirler Çerçevesinde Karar Verilen Sermaye Artışının ve Silinmesi Düşünülen Ortakların Şirketten Olan Alacaklarının Davacının İşletme Sermayesi İhtiyacını Karşılamaya Hangi Ölçüde Katkı Sağladığının Araştırılması Gerektiği)

2004/m.179

ÖZET : Dava, iflasın ertelenmesi istemine ilişkindir. Müdahiller vekillerinin itirazları da karşılanmak suretiyle iyileştirme projesinde öngörülen somut tedbirler çerçevesinde; karar verilen sermaye artışının ve silinmesi düşünülen ortakların şirketten olan alacaklarının, davacının işletme sermayesi ihtiyacını karşılamaya hangi ölçüde katkı sağladığının, varlığı gerekli dış kaynak ihtiyacını giderip gidermediğinin ayrıntıları ile analiz edilmesi zorunlu olup, soyut ve genel öngörülere dayanılması isabetli değildir. Mahkemece yapılacak iş, alanında uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak, ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, anılan kayyım raporu da gözetilerek, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermekten ibaret olup, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

DAVA : Davacı tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükümün süresi içinde müdahillerden LKF Teks. Boya Tic. A.Ş., İlteks Boya Ltd. Şti., Trakya Bölge Doğalgaz A.Ş. Koruma Klor A.Ş. vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, tekstil alanında çalışan müvekkili şirketin önemli markalara üretim yaptığını, son ekonomik kriz sebebiyle kar marjının düştüğünü ve borca batık hale geldiğini, sunulan iyileştirme projesine göre borca batıklıktan kurtulmasının mümkün olduğunu belirterek müvekkili şirketin iflasının 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, rayiç değerler üzerinden yapılan inceleme sonucunda davacının borca batık olduğunun anlaşıldığı, iyileştirme projesinin de ciddi ve inandırıcı olduğu, şirketin borca batıklıktan kurtularak ıslahının mümkün bulunduğu, mevcut iş hacmi sebebiyle iflasın ertelenmesi kararının alacaklıların durumunu kötüleştirmeyeceği vicdani kanaatine varılarak davacının iflasının 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiş, hüküm müdahiller LKF Tekstil Şti. İlteks Boya Şti. Koruma Klor A.Ş ve Trakya Bölgesi Doğalgaz Dağıtım A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin mali durumunun ıslahının mümkün olması halinde o şirketin iflasının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile mali durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin mali durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Yargılama sırasında bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda iflasın ertelenmesi için gerekli koşulların oluştuğu yönünde görüş bildirilmiş, mahkemece bu rapor hükme esas alınarak karar verilmiştir.
İyileştirme projesinde; enerji maliyetlerini azaltmaya yarayan tedbirlerin devreye gireceği, ihracatın yanı sıra iç piyasaya yönelik olarak da satış yapılacağı, Ar-Ge, pazarlama ve muhasebe konusunda uzman kadrolarla ciro ve kar oranlarının artırılacağı, gider ve maliyetlerde tasarruf sağlanacağı , borçların yeniden yapılandırılacağı, satışların devamlılığının sağlanacağı öngörülmüş, bu genel ve soyut tedbirler dışında somut bir tedbir olarak 24.7.2007 tarihinde 300.000. TL sermaye artırımına karar verildiği belirtilmiştir. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporu iyileştirme projesi konusunda yeterli incelemeyi içermemekte, Yargıtay denetimine elverişli ve ayrıntılı bir gerekçeyi ihtiva etmemektir. Bu durumda özellikle müdahiller vekillerinin itirazları da karşılanmak suretiyle iyileştirme projesinde öngörülen somut tedbirler çerçevesinde; karar verilen sermaye artışının ve silinmesi düşünülen ortakların şirketten olan alacaklarının, davacının işletme sermayesi ihtiyacını karşılamaya hangi ölçüde katkı sağladığının, varlığı gerekli dış kaynak ihtiyacını giderip gidermediğinin ayrıntıları ile analiz edilmesi zorunlu olup, soyut ve genel öngörülere dayanılması isabetli değildir. Öte yandan 26.1.2010 tarihli kayyım raporunda: Kasım 2009 tarihinde şirket aktifinde meydana gelen artışın sermaye veya kar artışından değil borçlanmadan kaynaklandığı, sermaye artışı borcunun 197.000. TL'sinin ödenmediği, kısa vadeli borçlar azalmış ise de uzun vadeli borçların arttığı, ticari borçlarda önemli ölçüde artış meydana geldiği, kısa ve uzun vadeli borç senetlerinde de artış bulunduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, alanında uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak, ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, anılan kayyım raporu da gözetilerek, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermekten ibaret olup, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

yarx

SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz eden müdahiller vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükümün BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 24.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder