T.C.
YARGITAY
16. HUKUK DAİRESİ
E. 2010/4337
K. 2010/5554
T. 27.9.2010
• SERMAYE ŞİRKETİNİN İFLASINI İSTEMEMEK SUÇU ( Oluşup Oluşmadığının Anlaşılabilmesi İçin Öncelikle Şirketin Ticari Defterler ve Banka Kayıtları Getirtilip Aktif ve Pasif Durumunun Belirlenerek Sonucuna Göre Karar Verileceği )
• KISA SÜRELİ HAPİS CEZASINA SEÇENEK YAPTIRIMLAR ( Mahkumiyeti Bulunmayan Sanık Hakkında Tayin Edilen Cezanın Miktarı İtibarıyla Seçenek Yaptırımlara Çevrilmesi Zorunluluğunun Gözetileceği )
• ŞİRKETİN MALİ DURUMUNUN BOZULMASI ( Şirketin Aktif ve Pasif Durumunun Belirlenip İflasının İstenmesinin Gerekip Gerekmediğininin Saptanması Gerektiği )
• İLANEN TEBLİGAT ( Sanığın Cezalandırılmasına İlişkin Kararın 7201 S.K. Md. 28' e Göre Tebliğ Edildiği - Süresinde Temyiz Talebinde Bulunulduğuna Göre Reddedilmesinin İsabetsiz Olduğu )
2004/m. 179, 345/a, 352/b
6762/m. 324
7201/m.28
ÖZET: Sermaye şirketinin iflasını istememek suçu söz konusudur. Sanığa isnat edilen suçun oluşup oluşmadığının anlaşılabilmesi için öncelikle, şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenerek sonucuna göre şirketin iflasının istenmesinin gerekip gerekmediği saptanmalıdır. Şirkete ait ticari defterler ve banka kayıtları getirtilip, birlikte bilirkişi incelemesine tabi tutulduktan sonra sonucuna göre karar verilmelidir.Mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında tayin edilen cezanın miktarı itibarıyla seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunluluğu gözetilmelidir. Cezanın, şartları bulunduğu takdirde seçenek yaptırımlara çevrilmesine ve ertelenmesine bir engel bulunmadığı halde, yasal olanak bulunmadığından bahisle paraya çevrilmesine ve ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi isabetsizdir.
DAVA : Gerektiği halde sermaye şirketinin iflasını istememek suçundan sanığın İİK.nun 345/a maddesi gereğince 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, dair karara yönelik temyiz isteminin süresinin geçtiği gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak, gereği görüşüldü:
KARAR : Sanığın cezalandırılmasına ilişkin kararın Tebligat Kanunu'nun 28 ve Tebligat Tüzüğünün 28. maddesine aykırı olarak tebliğ edildiği, dolayısıyla sanık vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü yerine süresinden sonra yapıldığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan, anılan karar kaldırılmak suretiyle yapılan temyiz incelemesi sonucunda:
Sanığa isnat edilen suçun oluşup oluşmadığının anlaşılabilmesi için öncelikle, İİK.nun 179.ve TTK.nun 324. maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenerek sonucuna göre şirketin iflasının istenmesinin gerekip gerekmediği saptanmalıdır. Mahkemece borçlu şirkete ait ticari defterler ve banka kayıtları getirtilip, birlikte bilirkişi incelemesine tabi tutulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik araştırma ile,
Kabule göre de:
1- Mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında tayin edilen cezanın miktarı itibarıyla 5237 sayılı TCK.nun 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
2-1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasa'nın 23. maddesi ile 2004 sayılı İİK.nun 352/b maddesi yürürlükten kaldırılmış olup, hükmedilen cezanın, şartları bulunduğu takdirde seçenek yaptırımlara çevrilmesine ve ertelenmesine bir engel bulunmadığı halde, yasal olanak bulunmadığından bahisle paraya çevrilmesine ve ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi,
SONUÇ : İsabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 27.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder