T.C.
YARGITAY
16. HUKUK DAİRESİ
E. 2011/2550
K. 2011/4214
T. 11.7.2011
• ŞİRKETİN İFLASINI İSTEMEMEK SUÇU ( Vergi Dairesine Verilen Bilançodan İflasın İstenmesinin Gerekip Gerekmediğinin Tespitinin Mümkün Olduğu - İcra Dosyasındaki Haciz Talebinde Bulunma İşleminin Atılı Suçun İşlendiğini Öğrenme Tarihi Olarak Kabulü İle Şikayet Hakkının Düşürülemeyeceği )
• ŞİKAYET HAKKININ DÜŞÜRÜLMESİ ( Şirketin İflasını İstememek Suçu - İcra Dosyasındaki Haciz Talebinde Bulunma İşleminin Atılı Suçun İşlendiğini Öğrenme Tarihi Olarak Kabulü İle Şikayet Hakkının Düşürülemeyeceği )
• ŞİRKETİN AKTİF VE PASİF DURUMU ( Öncelikle Belirlenerek Sonucuna Göre Şirketin İflasının İstenmesi Şartlarının Oluşup Oluşmadığının Tespit Edileceği - Şirketin İflasını İstememek Suçu )
2004/m.179, 345/a, 347
6762/m.324
ÖZET : Şirketin iflasını istememek suçunda, vergi dairesine verilen şirket bilançosundan şirketin iflasının istenmesinin gerekip gerekmediğinin tespitinin mümkün olabileceği gözetilmeden, icra dosyasındaki haciz talebinde bulunma işlemini atılı suçun işlendiğini öğrenme tarihi olarak kabulüyle şikayetin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi isabetsizdir. Öncelikle, şirketin aktif ve pasif durumu belirlenerek, sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının oluşup oluşmadığı tespit edilmelidir.
DAVA : Sermaye Şirketlerinde idare ve temsil ile görevlendirilmiş kimseler veya tasfiye memurlarının şirketin iflasını istememek suçlarından sanıklar E.K. ve F.K. haklarındaki davada İ.İ.K.nun 347. maddesi gereğince müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden. Yargıtay C. Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
KARAR : İ.İ.K.nun 345/a maddesinde yaptırıma bağlanan sermaye şirketinin iflasını istememek suçunun varlığı için, şirket aktifinin pasifini karşılayamayacak derecede olması ve yetkilisinin de buna rağmen iflas talebinde bulunmaması gerekmekte olup, vergi dairesine verilen şirket bilançosundan şirketin iflasının istenmesinin gerekip gerekmediğinin tespitinin mümkün olabileceği gözetilmeden, icra dosyasındaki haciz talebinde bulunma işlemini atılı suçun işlendiğini öğrenme tarihi olarak kabulüyle şikayetin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi isabetsizdir.
Ancak;
Sanıklara isnat edilen suçun oluşup oluşmadığının anlaşılabilmesi için öncelikle, İ.İ.K.nun 179. ve T.T.K.nun 324. maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif durumu belirlenerek, sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının oluşup oluşmadığı tespit edilmelidir.
SONUÇ : Mahkemece borçlu şirkete ait ticari defterler, bilançolar ve banka hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, şikayet tarihi itibariyle şirketin iflasının istenmesinin gerekip gerekmediği saptanarak, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdiri gerekirken, eksik araştırma ve yanlış gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükümün istem gibi BOZULMASINA, 11.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder