T.C.
YARGITAY
23. HUKUK DAİRESİ
E. 2013/1102
K. 2013/2368
T. 12.4.2013
• İFLASIN ERTELENMESİ İSTEMİ ( Davacının Yararlanabileceği Tedbirler İcra ve İflas Kanunu’nda Düzenlenmiş Olup Bunlar Takiplere Yönelik Oluğundan Maddi Hukuka Etkili Tedbir Kararı Verilemeyeceği )
• TEDBİR KARARI ( İflasın Ertelenmesi İstemi - Maddi Hukuka Etkili Tedbir Kararı Verilemeyeceği/Nihai Hükümle Dahi Verilemeyecek Takas Mahsup Rehin Gibi Hakları Zedeleyecek Tedbir Kararlarının Hükümden Önce Geçici Hukuki Himaye Niteliğinde Verilemeyeceği )
• MÜDAHİLİN HAKLARI ( İflasın Ertelenmesi İstemi - İtiraz Eden Müdahilin Sözleşme ve Yasadan Doğan Haklarının Tedbir Yolu İle Ortadan Kaldırılmasını Sağlayacak Şekilde Verilen Tedbir Kararının Yasaya Aykırı Olduğu )
2004/m.179/b
6100/m.391
ÖZET : Dava iflasın ertelenmesine ilişkindir. İflasın ertelenmesi davalarının sonucunda davacının yararlanabileceği tedbirler İcra ve İflas Kanunu’nun 179/b maddesinde düzenlenmiş olup, bunlar takiplere yöneliktir. Bu itibarla maddi hukuka etkili tedbir kararı verilemez; bu bağlamda nihai hükümle dahi verilemeyecek takas, mahsup, rehin gibi hakları zedeleyecek tedbir kararlarının hükümden önce, geçici hukuki himaye niteliğinde verilmesi yasaya aykırıdır. Açıklanan durum karşısında itiraz eden müdahilin sözleşme ve yasadan doğan haklarının tedbir yolu ile ortadan kaldırılmasını sağlayacak şekilde verilen tedbir kararı yasaya aykırı olup, buna yönelik itiraz üzerine verilen red kararının bozulması gerekmiştir.
DAVA : Davacının açmış olduğu iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sırasında müdahil Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekilinin tedbirin kaldırılması veya ihtiyati haciz uygulamalarının durdurulmasına ilişkin tedbirin kaldırılması talebinin reddine ilişkin ara kararın süresi içinde itiraz eden vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Dava iflasın ertelenmesine ilişkin olup, mahkemece 24.02.2012 günlü tedbir kararı ile takiplerin durdurulmasına ve şirket hesaplarının tek bir banka şubesinde tutulmasına karar verilmiştir.
İtiraz eden vekilinin talebi üzerine mahkemece 14.09.2012 günlü oturumda ara kararı ile red kararı verilmiş, şartlı biçimde paranın müdahilden alınmasına karar verilmiştir.
Vaki itiraz üzerine 09.10.2012 günü red kararı verilmiş ve her üç kararın bozulması istemiyle temyiz yoluna başvurulmuştur.
1- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 391. maddesi ihtiyati tedbirlere ilişkin kararların ne şekilde yazılacağını açıkça düzenlemiştir. Red kararının yasaya uygun biçimde yazılması ve Yargıtayca incelenebilmesi bakımından gerekçe içermesi gerekir.
14.09.2012 tarihli red kararı, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye açıkça aykırı olup, bu kararın açıklanan nedenle usulden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- 24.02.2012 ve 09.10.2012 tarihli kararlara gelince;
İflasın ertelenmesi davalarının sonucunda davacının yararlanabileceği tedbirler İcra ve İflas Kanunu’nun 179/b maddesinde düzenlenmiş olup, bunlar takiplere yöneliktir. Bu itibarla maddi hukuka etkili tedbir kararı verilemez; bu bağlamda nihai hükümle dahi verilemeyecek takas, mahsup, rehin gibi hakları zedeleyecek tedbir kararlarının hükümden önce, geçici hukuki himaye niteliğinde verilmesi yasaya aykırıdır. Açıklanan durum karşısında itiraz eden müdahilin sözleşme ve yasadan doğan haklarının tedbir yolu ile ortadan kaldırılmasını sağlayacak şekilde verilen tedbir kararı yasaya aykırı olup, buna yönelik itiraz üzerine verilen red kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda ( 1 ) sayılı bentte açıklanan nedenle, 14.09.2012 günlü kararın usulden, ( 2 ) sayılı bentte açıklanan nedenle 09.10.2012 tarihli kararın da esastan BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder