29 Ağustos 2013 Perşembe

İFLASIN ERTELENMESİ VE İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ

T.C.

YARGITAY

23. HUKUK DAİRESİ

E. 2013/3126

K. 2013/2962

T. 6.5.2013

• İFLASIN ERTELENMESİ VE İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ ( Borlu Kadar Alacaklarılarında Tedbir Kararı Alınırken Menfaatlerinin Gözetilmesi Gereği - Maddi Hukuka İlişkin Haklara Etki Edebilecek İhtiyati Tedbir Kararı Verilemeyeceği/İhtiyati Tedbir )

• İHTİYATİ TEDBİRDE MADDİ HUKUKA İLİŞKİN HAKLARA ETKİ EDİLMEMESİ GEREĞİ ( Yerel Mahkemenin Tedbir Kararının 1 Nolu Bendinde Takas, Mahsup ve Temlik Uygulamalarının Tedbiren Durdurulması Şeklinde Kararın Usul ve Yasaya Aykırı Olduğu )

• MUHAFAZA TEDBİRLERİ ALINMASI ( Tedbir Kararında Maddi Hukuk Alanında Sonuç Doğurabilecek Kararlar Alınamayacağı )

• İFLASIN ERTELENMESİ ( Erteleme ile Sağlanmak İstenen Şirket Bakımından Her Şeyin Durması Değil Özellikle Takiplerin Durdurulması Suretiyle Şirketin Rahatlatılmasının Amaçlandığı - Ancak Maddi Hukuku İlgilendiren Kararlar Verilemeyeceği )

2004/m. 179/a

ÖZET : Dava, iflasın ertelenmesi ve gerekli ihtiyati tedbirlere hükmedilmesi istemine ilişkindir.İflasın ertelenmesi talebinin incelenmesi sırasında geçerli olmak üzere verilen ihtiyati tedbir kararlarının da maddi hukuk alanında sonuçlar doğuracak nitelik ve içerikte olmaması gerekir. Zira, erteleme ile sağlanmak istenen, şirket bakımından her şeyin durması değil, özellikle takiplerin durdurulması suretiyle şirketin rahat bir nefes almasının sağlanmasıdır.
Bu tür davalarda davacının ihtiyati tedbir taleplerinin yerinde görülmesi halinde mahkemece malvarlığının muhafazası için gerekli tedbirler alınabilir. Tedbirlere karar verilirken borçlunun menfaati kadar alacaklıların menfaaati de gözetilmeli ve gerekli olan tedbirlere karar verilmelidir. Ancak mahkemece, maddi hukuk alanında sonuçlar doğuran muhafaza tedbirleri kararı verilmemelidir. Ayrıca alacaklıların alacaklarını tahsil amacıyla kullanabilecekleri hukuki işlemlerin durdurulması da mevcut düzenlemeye uygun değildir.Eldeki davada, maddi hukuka ilişkin haklara etki edebilecek şekilde ihtiyati tedbire ilişkin 1 no'lu bendinde takas, mahsup ve temlik uygulamalarının tedbiren durdurulması şeklindeki karar usul ve yasaya aykırı olup, tedbir kararının anılan kısmının bozulması gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki iflasın ertelenmesi davasında davacı vekilinin talebi üzerine verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde T... Economy Bank NV, T... Ekonomi Bankası A.Ş. ve T... İş Bankası A.Ş. vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, müvekkili şirketin borca batık durumda olduğunu, iyileştirme projesinin uygulanması durumunda borca batıklıktan kurtulmasının mümkün olduğunu ileri sürerek, müvekkili şirket hakkında iflasın ertelenmesine ve gerekli ihtiyati tedbirlere hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, 13.01.2011 tarihinde davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davacı şirket hakkında yapılmış ve yapılacak hangi sebebe dayanırsa dayansın icra takipleri ile ihtiyati haciz, muhafaza işlemlerinin, tedbir uygulamalarının, takas, mahsup ve temlik uygulamalarının tedbiren durdurulmasına karar verilmiş; bir kısım müdahillerin ihtiyati tedbir kararına yaptıkları itirazların da, 13.01.2012 tarihinde reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep eden müdahiller T... Economy Bank NV ve T... Ekonomi Bankası A.Ş. vekili ile T... İş Bankası A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1 ) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep eden müdahiller T... Economy Bank NV ve T... Ekonomi Bankası A.Ş. vekili ile T... İş Bankası A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2 ) Dava, iflasın ertelenmesi istemine ilişkindir.
İflasın ertelenmesi talebi üzerine, daha erteleme kararını vermeden önce buna ilişkin yargılama sırasında, İİK'nın "erteleme tedbirleri" başlıklı 179/a bendi uyarınca mahkeme, envanter düzenlenmesi ve yönetim kurulunun yerine geçmesi ya da yönetim kurulu kararlarını onaylaması için derhal bir kayyım atar; ayrıca şirketin malvarlığının korunması için gerekli diğer önlemleri alır. Kural olarak, mahkemenin ihtiyati tedbir yoluyla, icra ve iflas takiplerini yargılamanın sonuna kadar durdurabileceği veya aynı süre zarfında yeni takip yapılmasını yasaklayabileceği kabul edilmektedir. Bu bağlamda, buna imkan verilmediği takdirde, bazı hallerde uzun zaman alabilecek yargılama süreci esnasında talep sahibi şirketin mallarının muhafaza altına alınması veya satılması suretiyle iflasın ertelenmesi kurumunun bütün özünden ve faydasından yoksun bırakılmasının imkan dahiline gireceği kanun koyucunun alacaklılar arasında eşitliği bozan böyle ağır ve vahim bir sonucu istediğini düşündüren hiçbir gerekçe veya hüküm bulunmadığı da ortadadır. Ne var ki, böyle bir ihtiyati tedbir kararının, iflasın ertelenmesi kararıyla dahi elde edilemeyecek olan hukuki sonuçları borçlu şirkete bahşedecek nitelikte olmaması gerekir.
Dolayısıyla, iflasın ertelenmesi talebinin incelenmesi sırasında geçerli olmak üzere verilen ihtiyati tedbir kararlarının da maddi hukuk alanında sonuçlar doğuracak nitelik ve içerikte olmaması gerekir. Zira, doktrinde de belirtildiği üzere, erteleme ile sağlanmak istenen, şirket bakımından her şeyin durması değil, özellikle takiplerin durdurulması suretiyle şirketin rahat bir nefes almasının sağlanmasıdır. Bu çerçevede, iflasın ertelenmesi talebinde bulunmuş olan borçlu şirketin kefilinin veya borçlu şirket lehine taşınmazını ipotek eden taşınmaz malikinin hukuki durumunu etkilemeye, borçlu şirketin alacaklılarının alacaklarını tahsil amacıyla uygulayabilecekleri temlik, takas, mahsup, hapis hakkı gibi hukuki işlemlerin durdurulmasına, rehin ve blokaj kayıtlarının kaldırılmasına yönelik tedbirler hep sonuçlarını maddi hukuk alanında doğuran veya borçlu şirkete nazaran üçüncü kişi durumunda olanların maddi hukuktan doğan talep ve def'i haklarını etkileyen ( kısıtlayan ) tedbirlerdir ve bu tedbirlere gerek iflasın ertelenmesi kararı çerçevesinde, gerekse iflasın ertelenmesi talebinden sonra, erteleme yargılaması sırasında ihtiyati tedbir yoluyla karar verilemez. Keza, üçüncü kişilerin haklarını etkileyecek ihtiyati tedbir kararları vermekten de kaçınılmalıdır.
İflas erteleme davalarında davacının ihtiyati tedbir taleplerinin yerinde görülmesi halinde mahkemece malvarlığının muhafazası için gerekli tedbirler alınabilir. Tedbirlere karar verilirken borçlunun menfaati kadar alacaklıların menfaaati de gözetilmeli ve gerekli olan tedbirlere karar verilmelidir. Ancak mahkemece, maddi hukuk alanında sonuçlar doğuran muhafaza tedbirleri verilmemelidir. Ayrıca alacaklıların alacaklarını tahsil amacıyla kullanabilecekleri hukuki işlemlerin durdurulması da mevcut düzenlemeye uygun değildir ( Öztek, Selçuk: İflasın Ertelenmesi, Bankacılar Dergisi S.53, s.66 ).
Somut olayda, maddi hukuka ilişkin haklara etki edebilecek şekilde 03.11.2011 tarihli ihtiyati tedbire ilişkin 1 no'lu bendinde takas, mahsup ve temlik uygulamalarının tedbiren durdurulması şeklindeki karar usul ve yasaya aykırı olup, tedbir kararının anılan kısmının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

yarx

SONUÇ : Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep eden müdahiller T... Economy Bank NV ve T... Ekonomi Bankası A.Ş. vekili ile T... İş Bankası A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile ihtiyati tedbire ilişkin kararın belirtilen kısım açısından BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder