29 Ağustos 2013 Perşembe

İFLASIN ERTELENMESİ

T.C.

YARGITAY

23. HUKUK DAİRESİ

E. 2013/609

K. 2013/1995

T. 29.3.2013

• İFLASIN ERTELENMESİ ( Borca Batıklığın Belirtilen Usulle Saptandığı Ancak İyileştirme Projesinin Ciddi ve İnandırıcı Olduğu Konusunda Yeterli İncelemenin Yapılmadığı - Rehinle Temin Edilmeyen Faizlerin Teminatlandırılması Konusunda da Mahkemece Yapılması Gerekli Usuli İşlemler Yapılmadığı )

• BORCA BATIKLIK ( Belirtilen Usulle Saptandığı Ancak İyileştirme Projesinin Ciddi ve İnandırıcı Olduğu Konusunda Yeterli İncelemenin Yapılmadığı - İflasın Ertelenmesi )

• İYİLEŞTİRME PROJESİ ( Herhangi Bir Kaynak Girişinden Söz Edilmemiş Bu Haliyle Devam Ettiği İleri Sürülen Taahhüt İşlerinin Ne Şekilde Sürdürülüp Sonuçlandırılacağı Malzeme İşçi Ücreti ve Sair Girdilerin Ne Şekilde Finanse Edileceğinin Belirtilmediği - İflasın Ertelenmesi )

• REHİNLE TEMİN EDİLEMEYEN FAİZLERİN TEMİNATLANDIRILMASI ( Konusunda da Mahkemece Yapılması Gerekli Usuli İşlemlerin Yapılmadığı/Davacıya Olanak Tanınması Gerektiği - İflasın Ertelenmesi )

2004/m.179

 

ÖZET : Dava, iflasın ertelenmesi istemine ilişkindir. Somut olayda borca batıklığın belirtilen usulle saptandığı ancak iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğu konusunda yeterli incelemenin yapılmadığı anlaşılmıştır. Davacının projesinde herhangi bir kaynak girişinden söz edilmemiş, bu haliyle devam ettiği ileri sürülen taahhüt işlerinin ne şekilde sürdürülüp, sonuçlandırılacağı; malzeme, işçi ücreti ve sair girdilerin ne şekilde finanse edileceği belirtilmemiştir. Diğer taraftan bu işlerin akıbetinin, gerekirse istinabe yoluyla bulunduğu yer mahkemelerince yapılacak keşifle belirlenmesi de talebin sağlıklı biçimde değerlendirilebilmesi için şarttır. İcra ve İflas Kanunu’nun 179/b maddesinin ikinci fıkrasında belirtildiği gibi rehinle temin edilmeyen faizlerin teminatlandırılması konusunda da mahkemece yapılması gerekli usuli işlemler yapılmamıştır.
DAVA : Davacının açmış olduğu iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahiller S... A.Ş. vekili, Yapı ve Kredi Bankası AŞ. vekili, TC. Ziraat Bankası AŞ. vekili ve Finansbank AŞ. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili müvekkili şirketin 2005 yılında kurulduğunu, inşaat taahhüt ve emlak işleri ile iştigal ettiğini, son yıllarda aldığı işlerle aşırı büyüdüğünü, yönetim ve denetim boşluğu doğduğunu, süreç içinde maliyetlerin arttığını, piyasadaki nakit sıkıntısının müvekkiline de yansıdığını ve borca batık hale geldiğini; devam eden beş taahhüt işinden beklenen istihkak alacakları ile biten fakat henüz istihkak ödemeleri tamamlanmayan yedi taahhüt işinden gelecek para ile şirketin borca batıklıktan kurtulmasının mümkün olduğunu ileri sürerek iflasın bir yıl süreyle ertelenmesine ve tedbirlere karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, müdahil beyanları, kayyım ve bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre, şirketin borca batık durumda olduğu ve sunulan proje çerçevesinde iyileşmenin mümkün bulunduğu gerekçesiyle iflasın bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiştir.
Kararı, müdahiller S... A.Ş. vekili, Yapı ve Kredi Bankası AŞ. vekili, TC. Ziraat Bankası AŞ. vekili ve Finansbank AŞ. vekili temyiz etmiştir.
İflasın ertelenmesini isteyen kooperatif ve sermaye şirketlerinin borca batık durumda bulunması ( bir diğer ifade ile varlıklarının rayiç değerlerinin borçlarını karşılayamaması ), fevkalade mühletten yararlanmamış olması ve sunacakları iyileştirme projesi kapsamında mali durumlarının ıslahının imkân dâhilinde görülmesi gerekir ( İİK.m.179 ). Gerek borca batıklığın ve gerek iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olup olmadığının tesbiti özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bu değerlendirmelerin yapılması için bilirkişi görüşüne başvurulmalıdır ( HMK.m.266 ). Hâkim de bu raporla o konudaki özel ve teknik bilgi ihtiyacını giderebilmeli ve raporun hukuka uygunluğunu denetlemelidir. Projenin ciddi ve inandırıcılığı öncelikle ve özellikle sermaye ve/veya kârlılığın ne şekilde arttırılacağı ve borca batıklıktan kurtulmanın ne şekilde sağlanacağı somut, belgelere dayalı ve gerçekçi bilgi ve öngörülerden yola çıkılarak tesbit edilmeli, diğer proje unsurları için de bilimsel veriler değerlendirilmelidir.
Somut olayda borca batıklığın belirtilen usulle saptandığı ancak iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğu konusunda yeterli incelemenin yapılmadığı anlaşılmıştır. Davacının projesinde herhangi bir kaynak girişinden söz edilmemiş, bu haliyle devam ettiği ileri sürülen taahhüt işlerinin ne şekilde sürdürülüp, sonuçlandırılacağı; malzeme, işçi ücreti ve sair girdilerin ne şekilde finanse edileceği belirtilmemiştir. Diğer taraftan bu işlerin akıbetinin, gerekirse istinabe yoluyla bulunduğu yer mahkemelerince yapılacak keşifle belirlenmesi de talebin sağlıklı biçimde değerlendirilebilmesi için şarttır.
İcra ve İflas Kanunu’nun 179/b maddesinin ikinci fıkrasında belirtildiği gibi rehinle temin edilmeyen faizlerin teminatlandırılması konusunda da mahkemece yapılması gerekli usuli işlemler yapılmamıştır.
Bu durumda mahkemece projenin ciddi ve inandırıcı olup olmadığı, işletme sermayesinin ve taahhüt işlerinin devamını sağlayacak finansman kaynaklarının belirginleştirilmesinin istenmesi, taahhüt işlerinin durumunun gerektiğinde ilgili yer mahkemeleri istinabe edilmek suretiyle, keşfen belirlenmesi; gerektiğinde işi yaptıran idarelerden bilgi alınması, süreç içindeki uygulamaların projede gösterilen iyileştirme unsurlarına uygun bulunup bulunmadığı hususunda somut verilere dayalı, teknik, denetime elverişli ve detaylı bir inceleme için, dosyanın oluşturulacak uzman bir heyete tevdii ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması; bu incelemede önceki bilirkişi raporlarına yöneltilen itirazların giderilmesinin istenmesi; ayrıca işleyecek faizlerin teminatlandırılması için davacıya olanak tanınması ve varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle müdahiller vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder