29 Ağustos 2013 Perşembe

TAKİBİN İPTALİ İSTEMİ

T.C.

YARGITAY

12. HUKUK DAİRESİ

E. 2013/5406

K. 2013/8721

T. 11.3.2013

• TAKİBİN İPTALİ İSTEMİ ( Alacaklının Tedbir Kararından Sonra Takip Yapmasının Mümkün Olmadığı - Takibin İptaline Karar Verilmesi Gerektiği )

• İFLAS ERTELEMESİ DAVASINDA İHTİYATİ TEDBİR KARARI ( Takibin İptali İstemi - Alacaklının Tedbir Kararından Sonra Takip Yapmasının Mümkün Olmadığı/Takibin İptaline Karar Verilmesi Gerektiği )

• GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH ( Kararda Bulunmasının Zorunlu Olduğu - Takibin İptali İstemi )

2004/m.179,206

6100/m.297

ÖZET : İstem, takibin iptaline ilişkindir. Şikayete dayanak yapılan ihtiyati tedbir kararı ile; "Borçlu davacılar ( şikayetçi borçlu şirket ) aleyhine 6183 Sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılmamasına, evvelce başlamış takiplerin durdurulmasına" karar verildiği görülmektedir. Bu durumda alacaklının tedbir kararından sonra takip yapması mümkün değildir. O halde mahkemece takibin iptaline karar verilmesi gerekir. Öte yandan, gerekçeli kararın yazıldığı tarihin yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ebru Özdemir tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Alacaklı şirket tarafından borçlu şirket hakkında 09/03/2012 tarihinde haciz ve tahliye talepli icra takibi başlatılmış, örnek 13 ödeme emri borçlu şirkete 22/03/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Borçlu şirket tarafından bu takibe karşı icra mahkemesine müracaat edilerek şirket hakkında açılan iflasın ertelenmesi davasında verilen tedbir kararı gereğince takibin iptali talep edilmiş, mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
İflasın ertelenmesi halinde uygulanacak tedbirler genel olarak İİK'nun 179/a maddesinde gösterilmiştir. İflasın ertelenmesi talebinin yerinde görülmesi halinde mahkemece, mal varlığının korunması ve muhafazası için gerekli her türlü muhafaza tedbirleri alınmalıdır. Yine iflasın ertelenmesi talebinin amacı gözetildiğinde, tedbirlerin, işletmenin faaliyetini sürdürerek durumunu düzeltmesine engel olmaması gerekir.
İflasın ertelenmesi kararının etkileri ise İİK'nun 179/b maddesinde düzenlenmiştir. İflasın ertelenmesi kararının en önemli etkisi takiplerin durmasıdır. Anılan yasa hükmüne göre, 6183 Sayılı Kanun'a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere tüm takipler erteleme süresi içinde durur, yeni takip yapılamaz ( İİK'nun 179/b-1. mad. ). Kanunda, takiplerin durmasına iki istisna getirilmiştir. Bunlardan biri İİK'nun 206. maddesinin birinci sırasında yazılı alacaklar olup, diğeri ise rehinle temin edilen alacaklardır.
Somut olayda, tahliyesi istenen Çark Cad. No: ... Adapazarı/Sakarya adresinde bulunan dükkanın borçlu şirket tarafından perakende satış mağazası olarak kullanıldığı ve takip tarihinden önce borçlu şirket hakkında açılan iflasın ertelenmesi davasında, faaliyetinin devamını sağlamak amacıyla tedbir kararı verildiği hususu tartışmasızdır. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince tesis edilen tedbirler, borçlunun faaliyetini sürdürmeye ve durumunu düzeltmeye yönelik olup, borçlunun halen satış mağazası olarak kullandığı bu taşınmazdan tahliye edilmesi, iflasın ertelenmesi talebinin amacına aykırıdır.
Şikayete dayanak yapılan Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27.01.2012 tarih ve 2012/39 E.sayılı ihtiyati tedbir kararı ile; "Borçlu davacılar ( şikayetçi borçlu şirket ) aleyhine 6183 Sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılmamasına, evvelce başlamış takiplerin durdurulmasına" karar verildiği görülmektedir. Bu durumda alacaklının tedbir kararından sonra 09.03.2012 tarihinde takip yapması mümkün değildir.
O halde mahkemece takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan HMK'nun 297. maddesinin ( 1 ). fıkrasının ( e ) bendi gereği hükümde "gerekçeli kararın yazıldığı tarihin" yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder