29 Ağustos 2013 Perşembe

İFLASIN ERTELENMESİ

T.C.

YARGITAY

23. HUKUK DAİRESİ

E. 2011/687

K. 2011/471

T. 22.9.2011

• İFLASIN ERTELENMESİ ( Şirketin Borca Batık Olması Mali Durumunun İyileştirilmesi Ümidinin Bulunması Ciddi ve İnandırıcı İyileştirme Projesinin Bulunması ve Fevkalade Mühletten Faydalanmamış Olması Gereği - Aktif Değerlerin Rayiç Değerlere Göre Belirlenmesi Gereği )

• BORCA BATIK ŞİRKET ( Aktiflerinin Şirketin Pasifini Karşılamaya Yetmemesi Borçlarının Aktifinden Fazla Olması Halinde Gerçekleşeceği - Şirketin Aktifinde Bulunan Bina Techizat Makine Tesislerin Bulunduğu Yerde İncelenerek Rayiç Değerlere Göre Şirketin Borca Batık Olup Olmadığının Belirlenmesi Gereği )

2004/m. 179

6762/m. 324/2

ÖZET : İflasın ertelenmesi kararının verilebilmesi için şirketin borca batık durumda olması, mali durumunun iyileştirilmesi ümidinin bulunması, iyileştirme projesinin sunulması, bu projenin ciddi ve inandırıcı olması ve fevkalade mühletten faydalanmamış olması gerekir.
DAVA : Davacı vekilinin iflasın ertelenmesi talebi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde istemci vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, inşaat sektöründe faaliyet gösteren müvekkili şirketin son dönemde inşaat sektöründe yaşanan olaylar, kamu yatırımlarının azalması sebebiyle yeni ihale alınamaması, ihale edilmiş ve devam eden işlere ait ödeneklerin yetersizliği, ekonomik kriz, banka kredisi kullanılamaması gibi sebeplerle müvekkili şirketin işletme sermayesinin yetersiz hale geldiğini, borca batık olduğunu, ancak iyileştirme projesi kapsamında mali durumunun iyileşmesinin mümkün olduğunu ileri sürerek, iflasın bir yıl süreyle ertelenmesini talep etmiştir.
Müdahil vekilleri, yasal şartları bulunmadığını savunarak, iflas erteleme talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davacı şirketin 30.6.2009 tarihi itibariyle rayiç değerlere göre borçlarını karşılamaya yetecek düzeyde aktiflerinin bulunmadığı, dolayısıyla borca batık olduğu, davacı tarafın dosyaya sunduğu iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olmadığı, şirketin mali durumunun iyileşmesi ümidinin bulunmadığı gerekçesiyle, iflas erteleme talebinin reddiyle davacı şirketin iflasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İflasın ertelenmesi kararının verilebilmesi için şirketin borca batık durumda olması, mali durumunun iyileştirilmesi ümidinin bulunması, iyileştirme projesinin sunulması, bu projenin ciddi ve inandırıcı olması ve fevkalade mühletten faydalanmamış olması gerekir. Borca batıklık T.T.K.nun 324/2 nci maddesine göre şirket aktiflerinin şirketin pasifini karşılamaya yetmemesi, İ.İ.K.nun 179 uncu maddesine göre, şirket borçlarının şirketin aktifinden fazla olması anlamına gelmektedir. Borca batıklığın tesbiti için T.T.K.nun 324/2 nci maddesi uyarınca aktiflerin satış değerinin dikkate alınması gerekir.
Mahkemece, borca batıklık ve mali durumun iyileştirilmesini hedef alan iyileştirme projesinin ciddiyeti konusunda rapor alınmış ise de rapor hüküm kurmaya yeterli bulunmadığı gibi Yargıtay denetimine elverişli açıklıkta da değildir. Bilirkişiler şirketin aktifinde yer alan bina, teçhizat, makine, tesis ve araçların bulundukları yerlerde inceleme yapmadan şirket merkezinde kayıtlar üzerinde inceleme yaparak şirketin borca batık olduğunu tespit etmişlerdir. Halbuki aktif değerlerin tespiti T.T.K.nun 324/2 nci maddesine göre rayiç değerler görülerek belirlenmelidir. Ayrıca müdahillerden bir kısmının borcunun ödendiği iddiası da yeterince incelenmemiştir. Mahkemece, bu yönler üzerinde durularak, konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmalı ve varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Davacı vekilinin vekaletnamesinde özel yetki yok ise de verilen kararın niteliği nazara alınarak bu husus bozma sebebi sayılmamıştır. Açıklanan yönler gözetilmeden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 22.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder