T.C.
YARGITAY
19. HUKUK DAİRESİ
E. 2005/1324
K. 2005/4049
T. 14.4.2005
• İFLASIN ERTELENMESİ TALEBİ ( Öncelikle Şirketin Borca Batık Durumda Olup Olmadığı Tespit Edilmesi Gereği - Bu Durumda Düzenlenecek Borca Batıklık Bilançosunun Şirketin Gerçek Mal Varlığı Değerini Yansıtması Gereği )
• BORCA BATIKLIK DURUMU ( Tüm Aktiflerin Paraya Çevirme Değerlerinden Yani Piyasadaki Satış Sırasında Gerçekleşebilecek Fiyattan Bilançoya Geçirilmesi Gereği - Aktif Bu Şekilde Saptandıktan Sonra Tespit Edileceği )
• BORCA BATIKLIK BİLANÇOSU ( İflasın Ertelenmesi Talebinde Öncelikle Şirketin Borca Batık Durumda Olup Olmadığı Tespit Edilmesi Gereği - Düzenlenecek Borca Batıklık Bilançosunun Şirketin Gerçek Mal Varlığı Değerini Yansıtması Gereği )
2004/m.179, 206
6762/m.324
ÖZET : Davacı şirket iflasın ertelenmesi talebinde bulunduğuna göre öncelikle borca batık durumda olup olmadığı tespit edilmelidir. Bu durumda düzenlenecek borca batıklık bilançosunun şirketin gerçek mal varlığı değerini yansıtması gerekir. Borca batıklık halinin tespiti için tüm aktiflerin paraya çevirme değerlerinden yani piyasadaki satış sırasında gerçekleşebilecek fiyattan bilançoya geçirilmelidir. Aktif bu şekilde saptandıktan sonra borca batıklık durumu tespit edilmeli, şirket borca batık durumda değilse talep reddedilmelidir.DAVA : Davacı vekilince hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde alacaklı Trade Copen S.A. Tamer Duman vs. Hasdayı İnş. Tic. San. Ltd., Milletlerarası Finans A.Ş. İller Bankası ve bir kısım işçiler tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, 1972 yılında kurulan müvekkili şirketin Yalova'daki fabrikasını 1976 yılında işletmeye açtığını, fabrikada elyaf, iplik ve enerji üretimi yapan müvekkili şirketin yurt içi ve yurtdışına satışlar yaptığını, 1998 yılında yaşanan global krizin tekstil sektöründe yarattığı genel sıkıntı ve 17 Ağustos depreminden sonra üretimde aksama meydana geldiğini, 2000 yılı Kasım ayındaki ekonomik kriz ve 2001 yılında yaşanan devalüasyon sonucu üretimin zorlaştığını, haciz ve iflas tehdidinin arttığını, ortakların hisselerinin yaklaşık yarısını yabancı bir fona devrederek 60.000.000 Dolar kaynak sağlanacağını şirket bünyesinde kurulan santral için otoprudüktör lisansı alındığını, iflasın ertelenmesi halinde şirketin bölünerek yeni bir enerji şirketi kurulacağını, şirketin değerinin 25.000.000 Dolar civarında olacağını, yabancı yatırımcılarla nakit kaynak girişi sağlanacağını ve mali yapının güçleneceğini son bir yıl içinde bir çok alacaklı ile protokol düzenlenerek borçların tasfiyesine başlandığını, en büyük alacaklı banka konumundaki socatram'ın 1999 yılında verdiği 6.700.000 Dolar dış krediyi üç yıl ödemesiz yedi yıla yaymayı teklif ettiğini, şirketin mali durumunun iyileştirilmesinin mümkün olduğunu ileri sürerek iflasın ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davacı şirketin borca batık durumda bulunduğu, iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğu, yeni kaynak girişi sağlanarak iyileştirmenin kuvvetle muhtemel bulunduğu, alacaklıların zarar görmeyeceği gerekçesiyle iflasın bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiş, hüküm ABN Ambro Bank, Milletlerarası Finans Kurumu, Alternatifbank A.Ş., İş Bankası A.Ş., Tradeucagen, Hasdayı Ltd. Şti., Girişim Factoring ve bir kısım işçiler tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Anonim Şirket iflasın ertelenmesi talebinde bulunmuştur. İflasın ertelenebilmesi için erteleme talebinde bulunan şirketin borca batık durumda olması, mali durumunun iyileştirilmesi ümidinin bulunması ve fevkalade mühletten ( İİK. m. 329/a )yararlanmamış olması gerekir. Erteleme talebi TTK.nun 324. maddesine göre borca batıklık bildirimi anlamındadır. Bu nedenle mahkeme öncelikle şirketin borca batık durumda olup olmadığını tespit etmeli, borca batık durumda ise ıslahının mümkün bulunup bulunmadığını incelemelidir. Şirketin borca batık durumda olması halinde iflasını veya erteleme talebini düzenleyen İİK.nun 179. ve TTK.nun 324. maddesinde bu istemin ilanına ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. İflasın ertelenmesi kurumu, erteleme talebinde bulunan şirketin menfaati kadar bu şirketten alacaklı olanların menfaatini de gözönüne alarak düzenlendiğinden alacaklıların menfaatinin korunması yönünden erteleme talebinin ilan edilmesi uygun olur. Zira bu durumda şirket borçlarının muvazaalı olarak aktiften fazla olması sonucunu doğuracak kötüniyetli davranışların önüne geçmek ve şirketin borca batık durumda olmadığını, iyileştirme projesinin yeterli bulunmadığını alacaklılara kanıtlama olanağı verilmelidir. Bu nedenle erteleme talebi İİK.nun 166/2. maddesinde öngörülen usulle ilan edilmeli, ilan üzerine alacaklıların itirazı mevcutsa bu itirazlar değerlendirilerek erteleme koşullarının mevcut olup olmadığı saptanmalıdır. Mahkemece bu yönün gözetilmemesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Davacı şirket iflasın ertelenmesi talebinde bulunduğuna göre öncelikle borca batık durumda olup olmadığı tespit edilmelidir. Bu durumda düzenlenecek borca batıklık bilançosunun şirketin gerçek mal varlığı değerini yansıtması gerekir. Borca batıklık halinin tespiti için tüm aktiflerin paraya çevirme değerlerinden yani piyasadaki satış sırasında gerçekleşebilecek fiyattan bilançoya geçirilmelidir. Aktif bu şekilde saptandıktan sonra borca batıklık durumu tespit edilmeli, şirket borca batık durumda değilse talep reddedilmelidir. Mahkemece borca batıklık ve mali durumun iyileştirilmesi konusunda bilirkişi raporu alınmışsa da bu rapor hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı tarafından iyileştirme projesi kapsamında önerilen sermaye artırımı ve yeni ortaklık yapısının somut belge ve bilgilere dayanıp, dayanmadığı, bu önerinin ne derece ciddi ve inandırıcı olduğu hususu yeterince açıklanmamıştır.
Mahkemece bu yönlerin gözetilmemesi isabetsiz olduğu gibi İİK.nun 206. maddesinin birinci sırasındaki alacaklar dışında yapılacak tüm takiplerin durdurulması İİK.nun 179/b maddesinin ikinci fıkrasındaki rehinli alacaklarla ilgili düzenlemeye aykırı olup, kabul şekli itibariyle yerinde görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.4.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder